Sahnelerden Stüdyoya: “Hay Bin Kunduz – İnsanlık Naaşı”

Bu eve taşındığımızdan beri ilk defa bir cumartesi sabahı üst kattaki büyüklü küçüklü tam dört çocuğun koşuşturmacasıyla uyanmadım. Fizyolojim ne zaman istiyorsa o saatte kalktım yatağımdan ve bir kahve demledim. Bir süre önce keşfettiğim bu albüm hakkında birkaç bir şey yazmak istedim çünkü özellikle de aynı topraklara basıp, aynı havayı soluduğum sanatçılar hakkında görüp de yazmazsam ayıp ediyormuşum gibi hissediyorum.

10580118_489146784563365_7772020359925863174_n

Öncelikle bu albümde ilk dikkatimi çeken şey sözleri oldu. Genellikle insan ve dünya temalarını işleyen parçalardan oluşuyor. Bu şarkıyı bestelenmiş haliyle dinlemeseniz ve sadece sözlerini okusanız da şarkıyı dinlediğinizde yaşayacağınız aynı etkiyi yaratacaktır. Aralarından en sevdiklerimden biri de “Son” parçası ve tabii ki sözleri;

“Merdivenler var.
Ortasında bir kuyu.
Ya inersin ya çıkarsın,
İkisi de fark etmez.

İnsanın özü bu.
Korkar ama göstermez.
Ezilirsin ve sanırsın
Her şeyin sonu bu.”

1899876_532548213556555_7313536678002157298_n

Grubun üyeleri Yiğit Seferoğlu ve Kıvanç Kürkcü 2012 yılının Haziran ayından Ankara, İstanbul ve Eskişehir’de konserler verip bazılarını da zaman ve imkan buldukça kaydetmişler. Kendilerinin de belirttiği gibi seslendirdikleri parçalarında sadeliği oldukça ön plana çıkarmışlar. Öyle ki, albümde hiç davul kaydı yok. Hatta vokal ve gitar dışında klavye bile çok çok az kullanılmış. O da ancak şarkıların sonlarına doğru, farklı bir tını vermek amacıyla kullanılmışa benziyor.

Şarkıların tamamını kendileri kaydedip, diğer işlerini de (mix, mastering gibi) grup içerisinde mi hallettiler yoksa 4 yıl içerisinde farklı farklı insanlarla çalışıp, hangisi ile ne yaptıklarını unuttukları ve toparlayamadıkları için mi bu işleri kimin yaptığı yazmamışlar bilmiyorum. Ama elbette ki 9 şarkılık bu albümde farklı insanların da emeği vardır diye düşünüyorum. Dolayısı ile onların isimlerini de YouTube açıklamalarına yazsalardı daha çok hoşuma gidebilirdi sanıyorum. Hatta her şeyi kendileri yaptıysalar da onu da yazabilirlerdi mesela.

1924417_532548233556553_4360305279398869331_n

İşin teknik kısmına değinmek istemiyorum çünkü kendileri de “Dinlerken hoyrat davranmayınız” gibi bir söz ile tanıtıyorlar albümlerini. Ama ufak fakat bir yandan hoşuma da giden teknik bir aksaklıktan bahsetmek istiyorum. Umarım kendileri de okuyunca kızmak yerine tebessüm edeceklerdir. “Değirmen” parçasının 01:34 dakikasında Casio marka kol saati kullanan her kimse, onun saat başında bip bip diye öten sesini duymak mümkün. Şahsen beni gülümsetti, o yüzden sizinle de paylaşmak istedim. O amatör ruhu seviyoruz sanırım, bu konunun üzerine de düşmek lazım.

İkilinin sesi birbirine o kadar yakışıyor ki, iki kişi olduklarını bilmeseniz aynı vokalin bir oktav yukarıdan söylenmiş farklı bir kayıt olduğunu düşünebilirsiniz. 4 yıldır birlikte çalışmaktan da muhtemelen alışmışlar artık bir birlerine. Aynı ruhlarıyla ve birlikte yaptıkları işleri daha çok duymak dileğiyle…

facebook.com/haybinkunduzkadar

twitter.com/haybinkunduzuz

soundcloud.com/haybinkunduzuz