Mistik Diyarlardan Gelen Albüm: “Selim Saraçoğlu – Başka Bir Vaha”

Açılın! Son yıllarda bu topraklardan çıkan en özgün işlerden birini tanıtmaya geldim. Kendisini daha çok canlı performansları ile tanıdığımız Selim Saraçoğlu‘nun Başka Bir Vaha albümü 7 Ekim’de Baykuş Müzik etiketi ile yayınlandı.

Albümün prodüktörlüğünü ve mikslerini Sinan Sakızlı üstlenirken, kayıtlarını da Hayyam Stüdyoları‘nda; Sinan Sakızlı & Can Aykal ikilisi yaptı. Albümde kendisine bir çok müzisyen eşlik ediyor; Burak Irmak (Tuşlu çalgılar, elektronik efektler, perküsyon, 2. davul), Ertuğrul Güney (Gitar), Yankı Bıçakçı (Davul, perküsyon, akustik efektler), Alex Tsyntsaru (Bas gitar),  (Perküsyon, akustik efektler), Deniz Koloğlu (Geri vokal), Okan Kaya (Geri vokal), Berke Can Özcan (Davul), Arda Erboz (Trombon), Selen Kesova (Keman), Yasemin Özler (Viyolonsel), Barış Ertürk (Bariton saksafon, bas klarinet), Ömer Öztüyen (Viyola), Alice Juschka (Viola d’amore) ve İstanbul Strings (Viyolonsel, viyola, keman). Şarkının mastering işlemleri ise New York, Engine Room Audio’dan Dan Millice’a emanet edilmiş.

471881275_1280x720

Selim Saraçoğlu’nun daha çok deneysel olarak kabul edilebilecek bu albümüne hem kendisi tarafından, hem de kendisine bu projede yardımcı olanlar tarafından belli ki yoğun bir emek harcanmış. Bunu albümden rastgele bir şarkı seçip dinlemeye başladığınızda dahi farketmeniz mümkün.

Kendi kendime bir delilik yapıp “Albümde en çok dikkatini çeken şey neydi?” diye soracak olursam, kesinlikle tekrardan kaçındığı hatta koşarak uzaklaştığı olur. Ufaktan dinlettiğim ilk kişi “Bunun nakaratı neresi?” diye şarkıyı bir ileri bir geri sardı. Bu sebepten benim sürekli hayalimde canlandırdığım, mükemmel albüm tanımına bir adım önde başlıyor Başka Bir Vaha.

Dikkatimi çeken ikinci şey ise; şarkıların neredeyse tamamında canlı performansı andıran bir sound’un tercih edilmiş olması. Böyle bir şeyi kasten mi tercih ettiler yoksa ben mi böyle hissettim tam olarak bilemiyorum.

Yaylılar genellikle parçaların sonlarında o kadar canlı kullanılmış ki, insanı kendine getiriyor. Davul ise genel olarak perküsif bir eleman olarak yer ettiğinden dolayı mistik bir hava katmış. Ayrıca perküsyon aletlerinin tamamı bu duyguyu daha da fazla hissettiriyor. Parça sözleri de yine albümün geri kalanı özenerek ve tek tek seçilmiş ayrı şiirler gibi. Dikkat! Bazı parçalarda gözlerinizi kapattığınızda kendinizi bir anda J.R.R. Tolkien‘ın Orta Dünya’sında, sisli bir ormanda bulabilirsiniz.

Şimdi sözü fazla uzatmadan, sizi Selim Saraçoğlu ile baş başa bırakıyorum.