Kitap: Bülbülü Öldürmek – Harper Lee

 

Çocukluğumdan beri roman okuma alışkanlığım olmamıştı. Daha önceki yazılarımda bundan kesin bahsetmişimdir. Yani okuduğum çok belirli romanlar oluyordu. Özellikle son zamanlarda ; genelde popüler bilim, tarih ve müzik üzerine yazılmış kitapları okumaktan keyif alıyordum.

Bülbülü Öldürmek’i okumak isteme sebeplerimden en önemlisi Goodreads’te bulunan neredeyse bütün “Ölmeden Önce Okumanız Gerekenler” listelerinde bulunması. Yazarların listelerinde en üstlerde bulunması. Ben de “Artık klasiklerden başlayayım da bir roman okuma alışkanlığı edineyim” derken Büşra’yla yaptığımız sahaf gezintisinde denk geldik bu kitapla, attık çantamıza. İlk ben okuyayım dedim, sonra da ona vereceğim.

Kitabı ilk başlarda çok sevdim, “Ben klasik romanları okumaya tam gaz devam edeceğim!” diye düşünürken kitabın ortalarına doğru biraz monotonlaştı ve ben kitaptan ilk başlarda aldığım kadar zevk almamaya başladım. Ortalama olarak 150-200 arasında, kitabı biran önce bitirme peşine düştüm.

Aslında 1960’da yazılan bir kitap olduğundan dolayı içerisindeki 0 nostaljiyi yaşayarak okudum, bu bana oldukça zevk verdi. Özellikle Scout’un sizi karşısına alıp “Bak abicim tavırları ile sürüklemesi çok hoştu. Anlatmaya çalıştıkları şeylerden dolayı bu kitabı okuyan bir çok kişide bir aydınlanma belki yaşatabilir bile belki ama 2016 yılında bunların çoğunu -ırkçılık gibi- aştığımı düşündüğümden dolayı sanırım biraz sıkıldım. Bir de Amerikan filmlerinde sürekli ekmeğini yedikleri zenci mevzusundan sıkılmışlığım da olabilir tabii.

Okunurluğu, akışı, yazım dili oldukça başarılıydı. Açıkçası bu konuda tamamen bilgisiz bir okuyucu olduğum için eleştiremem bile ama insanı alıp götüren bir yazım dili var. Bunda, olayları Scout’ın anlatıyor olmasının etkisi oldukça büyük.

Sonuç olarak güzel bir kitap, ancak neden bu kadar şişirildiği hakkında bir fikrim yok. En çok sevilen, konuşulan -1984 gibi, onu çok merak ediyorum- klasikleri okumaya devam ederken umarım bu kitapta yaşadığım hayal kırıklığı ve ‘bitsin artık’ hissiyatını yaşamam.

Ama yanlış anlaşılmasın, kesinlikle kötü bir kitap olduğunu veya okumaya değer olmadığını düşünmüyorum. Sadece şişirilmiş olduğunu düşünüyorum.